ABD işgalini destekleyen İranlı aradığı ilgiyi bulamadı: El Sayed’den tokat gibi cevap
Demokrat Parti'den Michigan Eyalet Senatörü olarak seçilen Mısır asıllı Abdul El-Sayed'in, ABD işgalini destekleyen bir İranlı mülteciye verdiği yanıt gündeme geldi.
ABD ara seçimlerinde Cumhuriyetçi Mike Rogers’ın önünde Michigan’ı kazanan Demokrat Partili Senatör Abdul El-Sayed’in kampanya çalışmaları sırasında İranlı bir iş birlikçiye verdiği yanıt tekrar gündeme geldi.
Videoda İranlı iş birlikçi, eski dini liderlerinden “terörist” diye bahsediyor ve Ali Hamaney’in öldürüldüğü operasyon sonrası Abdul El Sayed’in “neden hiç yorum yapmadığına” dikkat çekiyor.
ABD işgalini savunan İranlı iş birlikçi, El Sayed’e yönelttiği soruda “Hamaney’in ölümüne sessiz kalmasının diasporadaki İran toplumunda ‘boşluğa’ yol açtığı ve kendilerini çok üzdüğü” detayına yer veriyor.
“Bu sessizlikten ötürü pişmanlık duyup duymadığınızı sormak istiyorum. Bu terörist için anma törenleri düzenleyen insanları kınıyor musun? İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı mısın?”
‘LİDERLİKLERİNİN NASIL OLMASI GEREKTİĞİNE KARAR VERMEK İRAN HALKININ KENDİ SORUMLULUĞUDUR’
Abdul El Sayed ise işgal yanlısı İranlı iş birlikçiye şöyle diyor:
“Size söyleyeceğim şey şu: Çok uzun süredir ve çok sık bir şekilde, dünyadaki rolümüzü düşündüğümüzde kendimizi dünyanın polisi haline getirdik.
Ve sanırım hepimizin istediği, hepimizin ihtiyaç duyduğu şey dünyada daha fazla demokrasi ve daha fazla özgürlük; fakat aynı zamanda bu konuda gerçekte ne yapabileceğimiz ve ne yapmamız gerektiği konusunda bir kavrayıştır. Meselem de tam olarak bu: Bir insan yabancı bir ülkenin yönetimine karşı çıkabilir. Özgürlük ve demokrasi hareketleriyle dayanışma içinde durabilir.
Ancak benim endişem şu ki, birileri gidip yabancı bir hükümetin yönetimini ortadan kaldırmaya (devirmeye) karar verdiğinde şu oluyor: Çoğu zaman bu öfke/hayal kırıklığı, belirli bir ülkedeki doğal kaynaklarda doğrudan çıkarı olan kurumsal odaklar tarafından [müdahaleyi] haklı çıkarmak için kullanılıyor, ne demek istediğimi anlıyor musunuz?
Dolayısıyla mesele buraya geldiğinde, ben her zaman ve her koşulda demokratik hareketlerin yanında ve destekçisi olacağım, her zaman. Ancak İran hükümetini devirmek için savaşa girmekte haklı olduğumuza da inanmıyorum. Bunu yapmak bizim sorumluluğumuz değildir. Liderliklerinin nasıl olması gerektiğine karar vermek İran halkının kendi sorumluluğudur.”

Bir yanıt yazın